Türkiye'de yayınlanan ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e devredilen ilk tarih
dergisidir. Tanzimattan sonra modern tarih yazıcılığının tesisi için kurulan
Tarih-i Osmanî Encümeni tarafından çıkarılan bu akademik dergi 1 Nisan 1326 (14 Nisan 1910)
tarihinden başlayarak 21 yıl boyunca 101 sayı yayınlandı. 77. sayıdan sonra 1
Kanun-u sani 1340 (1 Ocak 1924) tarihinde adı Türk Tarih Encümeni Mecmuası
olarak değiştirilerek yayına devam edildi. 1 Haziran 1929 tarihinde yayınlanan
97. sayısı Latin harfleri ile basıldı ve bu haliyle 5 sayı daha yayınlanarak
Mayıs 1931'de 101. sayı ile yayın hayatına son verildi.
1 İkincikânun 1937
tarihinde Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanmaya başlanan Belleten bu
mecmuanın devamı niteliğindedir. Halil İnalcık'a göre Türkiye'de milli
tarihçiliğin ilk adımlarının gözlemlendiği yer de bu mecmuadır.
Tarih-i Osmanî Encümeni, 9 Şubat 1910’da Bâb-ı Ali Sadaret Dairesi altındaki vakanüvislik odasında Abdurrahman Şeref’in başkanlığında ilk toplantısını yaparak çalışmaya başladı.
Encümen ilk toplantısında, yazacağı Osmanlı Tarihi’nin planını ve üyeler arasında iş bölümünü yaptı. Osmanlı Tarihi’nin birinci cildinin yazımı görevini Necip Asım ve Mehmet Arif’e verdi. Encümen, bu toplantıda ayrıca iki ayda bir “Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası” adlı derginin yayımlanmasını kararlaştırdı.
Encümenin mecmua yayınlamasındaki amacı, yazılacak tarihin metnine aynen ve tamamen giremeyecek araştırmaları, vesikaları ve Türkçe veya yabancı lisanlardan tercüme edilmiş risaleleri yayınlayarak “Osmanlı Tarihi”ne zemin hazırlamak ve mütalâa meraklılarının bilgilerini genişletmeye ve fikirlerini uyandırmaya hizmet etmek olarak belirtildi.
Mecmuada, Osmanlı tarihinde bulunmayan veya yeteri kadar belirlenmemiş olan ve diğer dillerde yazılmış olan olaylar hakkında araştırma ve değerlendirmeler, ortaya çıkarılacak tarih vesikaları, diğer tarih encümenleri ve üyeleri ile yapılan haberleşmenin yayınlanmasına karar verilen kısmı, encümende kabul edilen kararlar, bütün lisanlarda Osmanlı tarihi ile ilgili eserlerin bibliyografyaları ile henüz yayınlanmamış olan tarih risalelerinin (tefrika olarak) yayınlanması ön görülmüştü.
Mecmuada esas olarak Osmanlı tarih yazımına ve Osmanlı tarihine yer verilmiştir.
Osmanlı öncesi Türkler ve Anadolu üzerine yazılar sadece birkaç defa yayımlanmıştır. |
|